Haftalık denemeler
Gündelik

Deniz Kenarında Bir Kış Haftası

Yazın kalabalık olan bir sahil kasabasında, kapalı dükkanlar ve boş iskeleler arasında geçen sessiz bir hafta.

Ece Arın2 dk okuma
Boş bir kumsalda yan yana duran iki mavi şezlong
Boş bir kumsalda yan yana duran iki mavi şezlong. Fotoğraf: Unsplash.

Kasabaya vardığımda çoğu dükkanın kepengi inikti. Yaz boyunca masaların sokağa taştığı lokantalardan yalnızca biri açıktı. İskele boştu, deniz griydi ve rüzgar pencerelerin arasından ince bir ıslıkla giriyordu.

Bu haftayı bir iş için ayırmıştım ama ilk iki gün neredeyse hiç çalışmadım. Sabahları sahil boyunca yürüdüm, öğleden sonraları açık kalan tek kahvede oturup denizi izledim.

Sessizliğin ritmi

Kalabalık bir yerde zamanı başkalarının hareketiyle ölçüyorsun. Burada ise zamanı ışık, rüzgar ve balıkçı teknelerinin gidip gelişi belirliyordu. Üçüncü gün bu ritme uydum ve işim de kendiliğinden hızlandı.

Kaldığım pansiyonun sahibi, kışın kasabada kalan az sayıdaki insandan biriydi. Her sabah kahvaltıyı hazırlarken bana günün havasını anlatıyor, öğleden sonra yağmur başlayacaksa yürüyüşümü erkene almamı öneriyordu. Yazın otuz odayı aynı anda idare ettiğini, kışınsa yalnızca birkaç misafirle ağırladığını söyledi. Hangisini daha çok sevdiğini sorduğumda gülümsedi ve cevap vermedi.

Boş bir sahil, doldurulmayı bekleyen bir alan değil; olduğu gibi kalabilen bir yer.

Dördüncü gün fırtına çıktı. Dalgalar iskelenin üzerinden aşıyor, kapalı dükkanların tabelaları rüzgarda sallanıyordu. Bütün günü pansiyonun penceresinin önünde, elimde bir kitapla geçirdim. Kitabı neredeyse hiç okumadım; denizin rengi her saat değişiyordu ve gözümü ondan alamıyordum. Akşama doğru rüzgar dindi ve ufukta ince, turuncu bir çizgi belirdi.

Mevsim dışında seyahat

Bu haftadan sonra seyahat planlarımı biraz değiştirdim. Artık sevdiğim yerleri en kalabalık oldukları zamanlarda değil, sakinleştikleri mevsimlerde ziyaret etmeyi tercih ediyorum. Her şey açık olmuyor, bazı planlar hava yüzünden iptal oluyor. Ama karşılığında bir yerin turistlere değil, orada yaşayanlara ait olan yüzünü görüyorsunuz.

Kasabanın kış halinden notlar

  • Açık kalan tek fırın, sabah yedide bütün kasabanın uğrak yeri oluyor.
  • Balıkçılar ağlarını iskelede onarırken hava durumunu radyodan değil, gökyüzünden okuyor.
  • Yazlık evlerin çoğu kapalı; geceleri yalnızca birkaç pencerede ışık yanıyor.
  • Kahvede herkes birbirini tanıyor ama yabancıya da kendiliğinden bir çay geliyor.

Dönüş sabahı iskelede bir süre oturdum. Yaz geldiğinde bu sahil yine kalabalık olacak, dükkanlar açılacak, iskele dolacak. Ama ben burayı artık bu sessiz haliyle hatırlayacağım.

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir sonraki yazıyı kaçırmayın.